Disarida deli gibi akan bir hayat ben pause basilmis bir televizyon gibi donup kalmisim. Zaman gectikce ben daha da geriye gidiyorum sanki.
Gozumun onunde son kapi onunde babasina simsiki sarilmis bir cocuk. Sanki ellerini acsa babasi kaybolacak farkinda birakirsa biliyor ki uzun bir sure sarilamayacak.
Son kapi onunde ogluna simsiki sarilmis bir baba. Biliyor ki eger acarsa kollarini koparirsa canini uzun bir sure koklayamayacak evladini saramayacak.
Bir anne iki yavrusuna ayrilmis ruhu ve bedeni. O kadar cok aci yasamis ve ayrilik gormus ki dimdik ayakta. Kizini sarmis simsiki biliyor ki birakirsa uzun bir sure goremeyecek evladini saramayacak.
Bir annenin kizi anne, belki de annelerin en guzeli. Bir eli cani kadar sevdigi annesinde bir eli oglunda diger eli esinde bir diger eli cani olacak yeni evladinda. Anneler ondort kolludur derlerdi de ben inanmazdim.
Ben uzaktan izliyorum bakiyorum sevgilerine...
Sonra da kalkiyorum oturdugum yerden. Ayrilik zamani...
Gael Garcia Bernal, Haluk Bilginer ve Leonard Cohen olur da ben izlemem mi? Cok etkileyici bir film. Gercek hayat hikayesi İran'in son Cumhurbaskanligi seciminde tutuklanan Gazeteci Maziar Bahari'nin hayat öyküsü.
Secimde yasananlar aslinda yakin gelecekte Türkiye'de yapilacak secimdeki aklimdaki senaryoyla cok örtüsüyor umarim yanilirim.
Günler geciyor. Iyi mi kötü mü? Bilemiyorum. Bir taraftan hayallerimiz var, tamamlanmasi gereken seyler var ve tamamlanmasi icin zaman gecmesi gerekiyor, bir taraftan da bu sekilde akip gitmesi canimi sıkıyor.
Ertaş, geri döndükten sonra ilk konserini Harbiye Açık Hava'da verirken toplanan kalabalığı gördüğünde aynen şunu söylemiş (malesef askerde olduğum için gidememiştim ama çok yakın dostlarım konsere gitmiş ve onlar söylemişlerdi) : - Siz neredeydiniz bunca yıldır??
Eminim ki yukarıdan bakıp aynı cümleyi kurmuştur.
Sosyal ağlarda son dönemlerde sıkça rastladığımız sadece varolduklarını ispat etmek ve bir ŞEYE ait olmak amacıyla birşeylere bağlanan, saldıran ve ben burdayım mesajı veren binlerce yaşam türleri mevcut.
Neşet Baba'nın ölümünde de aynı şeyi gözlemledik. Belki de hayatı boyunca sadece ismini duymuş insanlar bile videolarını paylaştı, şarkılarından alıntılar yaptılar.
Kızmıyorum sadece önemsemiyorum artık, onlarda kendilerince yad ettiler sağlık olsun. En azından Neşet Ertaş'ın felsefesini biraz olsun hissettiler ya da en azından ağzından bir parçayı dinlediler.
Neşet Baba, türküleri sevmemdeki en önemli insanlardan birisidir. Yıllardır birçok türküsü dilime pelesenk olmuştur. Geceler boyu onun türküleriyle dost sohbetlerimizi renklendirmişizdir. Yüzlerce öğrencim derslerde mırıldandığım bir iki ezgisini dinleyip merak etmişlerdir. Hala en çok sevdiğim girişlerden biri olan Hata Benim türküsünün girişini hemen hemen her dersimde paylaşıyorum, şimdi ise daha da anlamlı paylaşıp tüm sınıflarımda bunun Anadolu'nun en özel seslerinden biri olan Bozkırın Tezenesi Ustaya ait olduğunu söyleyeceğim.
Seni şahsen olmasa da türkülerinle de olsa tanıdığım için çok ama çok mutluyum. Emeklerine sağlık.
Güle güle git, yolun açık olsun...Bozkırın Tezenesi...
Bugün çok üzgünüm...
Hangi parçası çok seviyorum diye çok düşündüm, hangisine evet desem diğeri içimde kaldı. Ençok lafı anlamsızlaştı, bu yüzden çok dinlediğim bir parçasını paylaşmak istedim...
Bugün benim hayatimin gercekten dönüm noktalarından biri. Deniz'imin doğum günü. Tam 4 yıl oldu kucağıma alalı, hala da inmiyor:)
Zorunluk durumları haricinde çocuk yapmayı red eden insanlari hiç ama hiç anlayabilmiş değilim, anlamakta istemiyorum.
Şimdi onsuz dönemime baktığımda sanki yaşadığım her anımda varmış gibi geliyor.
Kucağıma aldığım, onu ilk gördüğüm andaki beni anlatmam, içimde yaşadıklarımı paylaşmam mümkün değil sadece şunu söylemeliyim; "Yeniden doğdum"...
Bu eşsiz anımın yaratıcısı eşime sonsuz minnetimi söylememe gerek yok sanıyorum.
Hoşgeldin Deniz'im. Yaşam kaynağim hoşgeldin...
2.kez tatilime denk gelen ve bu yil 4.sü yapılmakta olan ve Istanbul'dan sonra ikinci şehir bianeli olan Sinopale'den bahsetmek istiyorum.
Başlarında Sinop'a gönül vermis bir Sinoplu sanatçi Profesör olan Melih Görgün ve bir avuç gönüllü ile başlayan şimdi ise dünyanın dört bir yanından gelen onlarca sanatçi ile büyüyen dev bir organizasyon.
Her teması birbirinden önemli ve katkı sağlayan bir çalışma bir imece örneği.
Sinopale 1: Şeyler
Sinopale 2: Şeylerin Yeni Düzeni
Sinopale 3: Gizli Anilar, Kayip İzler
Sinopale 4: Gölgelerin Bilgeliği
Yaklaşik 1 ay süren bu sanat şenliğinin kesinlikle izlenmesi, takip edilmesi, desteklenmesi ve duyurulmasi gerek diye düşünüyorum. İnternet üzerinden www.sinopale.org adresinden takip edilebilir.
Bu şehri seviyorum, birçok problem ve olumsuzluk olmasina rağmen... Huzur bulduğum birçok köşesi var. Belki de beni en çok çeken şey; her geldiğimde herşeyin bıraktığım yerde aynen kaliyor olmasi. Yaşadiğimiz dönem ve şehir itibariyle çokta bulunan birşey değil ama burasi böyle bir yer ve ben buna bayiliyorum.
Hiç trafik lambasinin olmamasi çok ilginç gelebilir bana geliyor çünkü hele hele halki tanidiğinda imkansiz diyorsun ama öyle. Yazin nüfus neredeyse 150-200 binlere tirmaniyor. Ancak ne olursa olsun sabahlari aynen fotoğraflardaki gibi.
Ben bu şehri seviyorum. İçindeki herşeyle.
Bugün bayram çocuklar, hadi vurun kendinizi sokaga tanidik tanimadik herkesin bayramini kutlayin. Çünkü artik bunu yapan bizlere Deli diyorlar, çalin kapilari iyi dileklerinizi söyleyin ve açin posetinizi seker versinler vermezlerse kapiyi açmazlarsa suratiniza bakmazlarsa sallayin onlari çünkü sizi bekleyen diger umutlu sevecen insanlara kosun.
Seker Bayraminiz kutlu olsun tüm Çocuklar :)))
Yaklasik 7 hafta suren ve yapilma nedenini hicte onaylamadigim Yaz Okulunu bitirdik. Fakultenin yeni olmasi nedeniyle problemli bir donemdi, hele sicaklari da ilave ettiniz mi al sana eglence. Ama cok guzel bir donem gecirdik. Simdi ver elini tatile. Bircok yeni planlarla hem bedenimi hem de ruhumu dinlendirecegim muthis bir 2 hafta beni bekliyor.
Surecek...
Ismi gibi guzel birsey degil bu. Cok uzun zamandir ihmal ettigim birseydi ama artik yeter dedim ve sabah itibariyle gazetelerimi de alip klinige gittim hayirlisi bakalim. Tum sevdiklerim sizi neden kirdigimi, bagirip cemkirdigimi ogreneceksiniz. Yoksa ben hepinizi tek tek cok seviyorum. Yukleyin sekerimi, Sekerman geliyorrr.